ada

adalar, yanılsamaları sahiplenmeye en yakın olduğumuz yerlerdir. defterdeki mürekkep akar, ajandalar infilak eder, saat kısırlaşır. katı gerçeklik erir, bir yağ gibi kayıp gider içeride.
arkasından, dışarı sızmaya mütemayil her şey. kalmayı hak edenler dışında. dünya uzak değildir çünkü bir dünya yoktur. çağıran bir ses, kendini hatırlatan bir doku varken bir yanılsamanın içinde barınamaz insan. (insan, mümkün değildir!) didikleyen bir hayat. gündeliğin alışılmış olağanlığı. alışıldığı için ölümcüllüğü sezilmeyen.

sezgi bir hayatta kalma biçimi, bir dövüş, bir meydan savaşıdır bazan. kedilerdeki bıyık gibi, dengesizliği örten bir denge, yalnızlığın terazisi, süt tozu. tadı ne veriyorsa, canı o alır. bir tek tel kopar ve düşersin üzerinde yürüdüğün ipten. bir fincan çatlar, yol görünür. adaların en güzel yanı dünyadan azade olması. dünyadan azade olması. falına bakılamayan dünyadan. hoşgeldin.

e.d.
ocak 2013 istanbul

Leave a Reply