
Önce anneannem ölmüş, sonra Hrant Dink öldürülmüştü. İlkinde tam üç gün sustum, ikincide eskisinden de fazla konuşmaya karar verdim ve 27 Nisan 2007’de Kronik Muhalif internet sitesini kurdum.
Bu site kurulmadan önce, anneannemin ve Hrant’ın birbirini takip eden vefatlarından ise sonra, üç-dört ay kadar oluşturduğum bir “mail grubuna” günlük, haftalık ve aylık yazılar göndermiştim. Bu grup, yaklaşık yirmi kişiyle başlayıp sonunda iki yüz kişilik bir katılımcı sayısına erişmişti. Aynı dönemde Radikal gazetesinin yayınladığı Radikal Genç dergisine yazıyor ve buraya yazan diğer gençleri de dikkatle izliyordum.
Bir gün, Radikal Genç, tiraj ve maliyet gerekçeleriyle kapanacağı duyurusunu yaptı ve tam da o gün, tüm sayıları önüme alıp bütün yazıları tekrar okudum. Gözüme kestirdiğim her yazara özel olarak “mail” attım ve test yayınını “kendi imkânlarımla” başlattığım siteye katkıda bulunmaları için bir çağrı yaptım. Beş kişiye yazdıysam, beşi de “evet” dedi ve Kronik Muhalif’in serüveni böyle başladı.
Bu süreci daha sonra detaylıca anlatacağım ama biz gelelim şu “mail grubuna”….
Gündemle ilgili günlük yada haftalık yazdıklarımı, bir gazete ya da derginin eki gibi de aylık paylaşımlarımı gönderdiğim bu gruptaki herkesin en sevdiği ve o günün sosyal medya olanakları itibarıyla da en çok paylaştığı şey, şarkı listeleri olmuştu. “Şubat Şarkıları”, “Bahar Plağı”, “Nisan Ezgisi” gibi başlıklarla her ay bir şarkı listesi paylaşıyor, listedeki her şarkıyı da kendimce yorumluyordum: Neden o şarkı, benim için anlamı, güftecisi ya da bestecisi gibi noktalara değiniyor, yazarken eğleniyor, daha da çok öğreniyor ve gelen güzel yorumlarla müthiş bir mutluluk duyuyordum. Bugün aynı hissi, haftalik.net için hazırladığım “Bu Hafta” ile yaşıyorum.
Bu sürecin sonunda en uzun şarkı listemi gönderdim ve mail grubunun vefakâr takipçilerini de Kronik Muhalif’te buluşmaya davet ettim. Tamamına yakını küstü ve bu davete icabet etmedi çünkü bu sitedeki Emre Dursun, daha fazla konuşmayı kafaya koymuştu. Politik yazılar ağırlık kazanmakla kalmadı, yegâne içerik halini aldı. Öte yandan, sadece kendi yazdıklarım değil, sitenin haber içeriğini de oluşturuyordum ve “romantizme” pek vakit ayıramıyordum.
Kronik Muhalif, çok değerli işler yaptı ve harika yazarlar ortaya çıkardı. Burada kanat alıştıran bazı gençler (“çocuklar” bence) gazetecilik okuma kararı aldı. Kalemi kallavi bazıları başka internet siteleri, dergiler ya da fanzinler kurarak daha yükseklere çıktı. Bu işin hamurundadır çatışma ama Hasr-ı Meram – Emre Dursun’da enikonu anlatmaya çalıştığım gibi, insanın mayasındadır da aynı zamanda. Fakat, Kronik Muhalif’te var olmuş, sonrasında uzaklaşmış, siteye ya da bana kırılmış, hamura ya da mayaya itiraz etmiş hiç kimseye bir kem gözle bakmadım. Onların yaptıklarını hep daha üstün ve değerli saydım, hâlâ bu noktadayım…
Sadede gelelim… Geliyorum! Geldim: Mail grubundaki insanların en sevdiği ve benim de yazarken en büyülendiğim şarkı listesi, şiirlere yapılmış bestelerden oluşandı. Kolay gibi görünür ama değildir de. Şimdi ben bu işe yeniden başlayacağım, müsaadenizle! Mazur görün ama birkaç şey de söyleyeceğim o şiirler ve şarkılar üzerine… Her ay bir liste değil, her sayıda bir-iki şarkı şeklinde.
“Şiirli Şarkılar Şemsiyesi”, Haziran’da sunulacak kıymetli kulaklarınıza ve gözlerinize.
2 Haziran’da burada buluşalım e mi?
Bir kez daha, Merhaba!
EMRE DURSUN
8 Mayıs ‘25, Çanakkale