Emirhan Yılmaz ile Kör Sıralama: Fenerbahçe Efsaneleri

Çok da uzak olmayan bir tarihte harikulâde bir Fenerbahçe söyleşisi yaptığımız Emirhan Yılmaz’la, bir de Kör Sıralama oynayalım dedik, ki konunun yine Fenerbahçe olması kaçınılmazdı elbette. (bkz.: Emirhan Yılmaz: Fenerbahçe’nin yeri her zaman birinciliktir – KAÇAK KAT)

Her ne kadar “efsane” denen şey kolay bulunmasa ve herkes böyle kabul edilmese de, ben şahsen Fenerbahçe’nin bu anlamda hayli zengin bir camia olduğunu düşünüyorum. İsimleri belirlerken çok zorlandım çünkü işin zaten en korkunç yanı da bu: 10 isimle sınırlandırmak durumundaydım.  Bunu yaparken, araya bazen görece tartışmalı isimleri de yerleştirmek gerekebiliyor, ki konu sonunda biraz aydınlığa kavuşsun. Buna rağmen, Emre Belözoğlu demek aklımın ucundan geçmedi meselâ…

Önceden kararlaştırdığımız  bu kör sıralamayı ikimizin de uygun olduğu bir zamanda yapmak için sözleşmiştik ve mutluluk verici bir biçimde Atlas Ali de bu esnada bizim kadar müsaitti. Üstelik bu, onun bilmediği bir oyundu ve mantığını, kurallarını anlattığımda, hele de konusunu öğrendiğinde fazlasıyla heyecanlanıp ortak olmak istedi oyuna.

Biz de Emirhan’a önce iki ses kaydı yolladık ve üç soruyu Atlas’ın sorması konusunda uzlaştık.

E.D., Mayıs ’26

Emirhan Yılmaz’la, “Fenerbahçe Efsaneleri” kör sıralaması başlıyor!

EMRE DURSUN: Emirhan merhaba, şimdi Atlas da benim yanımda. Ben sana tek tek isimleri soracağım ve sen de sıralayacaksın ya, “Hangisi Fenerbahçe için efsanedir?”, “Kaçıncı sırada yer alabilir?” İlk soruyu Atlas soracak o yüzden sana ama önce ben ona sorayım: Evet Atlas, “Fenerbahçe efsanesi” dediğim zaman aklına ilk önce kim geliyor?
ATLAS ALİ DURSUN: Lefter!
E.D.: İşte bu kadar! İlk sorumuz bu!
EMİRHAN YILMAZ: Tamam.
E.D.: Ama şunu da söyleyeyim: Biz senin karşına çıkana kadar biraz alıştırma yaptık aslında ama özellikle bu kısmı listeye dahil etmeyelim. Çünkü aramızda bir Talisca muhabbeti geçti ve ben de dedim ki: “Gelip iki üç yıl oynamış futbolcuları falan saymayalım, biraz daha özenli seçmeye çalışalım. Kimi sorabiliriz bu durumda?” Kendisi cevaplasın: Ne dedin Atlas?
A.A.D.: “Mehmetçik Basri”.
E.Y.: Nereden biliyor onu?
E.D.: Burada neler büyüyor, bilmiyorsun!
E.Y.: Eğitim mi veriyorsun? Fenerbahçe belgeselleri mi izletiyorsun çocuğa?
E.D.: Her şeyi izledi ve okudu!
E.Y.: Şimdi sıralamayı yapıyor muyuz beraber?
E.D.: Evet!  Benim sorma sıralamamda her türlü ayak oyunu olabilir, sen ona göre tedbir ve risk alacaksın. İlk soru da gelmişti zaten: Lefter Küçükandonyadis?
E.Y.: 2 diyorum ben. Çoğu Fenerbahçeli için 1 belki ama ben 2 diyorum… Gönderin bakalım!
E.D.: Volkan Demirel?
E.Y.: 4.
E.D.: Selçuk Yula?
E.Y.: 8.
E.D.: Rıdvan Dilmen?
E.Y.: 9… Çok riskli oluyor ama kendimce sebeplerim var.
E.D.: Eminim.

E.Y.: Galatasaray forması giymiş olanları ön sıralara koyamıyorum. “Efsane” tanımı ağır kaçıyor. “İyi Fenerbahçeli” olabilirler.
(Bakınız, Emirhan Yılmaz’la bir Fenerbahçe söyleşisi yaptığımız gibi, çok değerli dostum Onur Sırrı Gönül’le de Beşiktaş söyleşisi yapmıştık vaktiyle ve o da bu sayfada yer alıyor: Onur Sırrı Gönül’le bir Beşiktaş söyleşisi – KAÇAK KAT Ancak tam da Emirhan’ın söylemek istediği şey sebebiyle, bu sayfada bir Galatasaray söyleşisi asla yer almadı ve almayacak. Yakın bir dostum olsa, objektifliğine güvendiğim herhangi bir insan olsa da değişmez bu. Galatasaraylı “yakın” bir dostum ve arkadaşım da kalmadı zaten. Biraz ahlâki bir mesele çünkü bu artık!)
E.D.: Harikasın! Tam da onu söylüyordum Atlas’a, “Bence bu yüzden” diye… Ama ben elçiyim! Devam edelim de seni biraz rahatlatayım: Alex de Souza?
E.Y.: 3.
E.D.: Cihat Arman?
E.Y.: 5… 1 beklediğim gelir umarım…
A.A.D.: Arda Güler?
E.Y.: 10.
(Atlas, bu yanıta çok şaşırdı ama sonra “efsane”nin ne demek olduğunu hatırlayınca yatıştı… Ona söylediklerimi burada da yazayım: Arda Güler, Fenerbahçe’nin göz bebeğidir ve umarım dünyanın, en az Fenerbahçe kadar büyük kulüplerinde yol alarak harikalar yaratır ve sonunda bir “Fenerbahçe efsanesi” olmayı başarır. Onu çok seviyoruz.)
E.D.: Can Bartu?
E.Y.: 7… Patladık sanırım.
E.D.: Ben de gerildim ama şu geldi abi: Zeki Rıza Sporel?
E.Y.: 1! Offfff, süper! Gelmeyecek diye çok korktum… Galatasaray ağlarına gol atan ilk Fenerbahçeli futbolcu kendisi. Ayrıca, Harrington Kupası’nın kahramanlarından. Ayrıca, ufak bir bilgi: Soyadı olan “Sporel”, bizzat Atatürk tarafından, üstün başarıları dolayısıyla verilmiştir. Ve sonra da başkan oldu zaten Fener’e. Bence “efsane” demek en çok ona yakışıyor. Sen ne düşünüyorsun?

E.D.: Emirhan, eğer ben bu oyunu herhangi bir Fenerbahçeli ile oynamış olsaydım, listem böyle olmazdı ve sonuçtan da bu kadar emin olmazdım. Zeki Rıza Sporel’i başından beri yanımda tuttum ve Atlas’a da söyledim bunu, o da biliyor. “Bunu soracağım, bunu soracağım,” dedim ve inan bana, Lefter’i ikinci sıraya yazdığın anda zirveyi kime ayırdığını anladım zaten. O yüzden çok mutluyum çünkü müthiş bir liste oldu. Atlas, en başta birini söylemişti hani? Altıncı sıraya da o kaldı: Yarılan kafasını sararak oyunda kalmaya devam eden emektar futbolcumuz… O da belki daha ön sıraları hak ediyor ama Fenerbahçe’de bu isimler bitmez. Mesela, yarın ölüm yıldönümü olan Fikret Arıcan’ı da saygıyla analım… Ama altıncı sıraya “Mehmetçik Basri”yi yazıyoruz: Basri Dirimlili.
E.Y.: Listem harika! Çok iyi oldu. Teşekkürler.
E.D.: Yeminle uykumuz kaçtı, müthiş oldu müthiş!

KÖR SIRALAMA
Fenerbahçe Efsaneleri

1 – Zeki Rıza Sporel
2 – Lefter Küçükandonyadis
3 – Alex de Souza
4 – Volkan Demirel
5 – Cihat Arman
6 – Basri Dirimlili
7 – Can Bartu
8 – Selçuk Yula
9 – Rıdvan Dilmen
10 – Arda Güler

Leave a Reply