#Arşiv
-spoiler içerir-
“Dexter” dizisini izlemişliğiniz var mı?
Gündüzleri polis için çalışan başarılı bir kan analiz uzmanı, geceleri ise çok daha başarılı bir seri katildir, ‘anti kahramanımız’ Dexter Morgan. Sevgilisi Rita onun kapısına bir soruyla dayanır bir gün: Kübalı bir arkadaşı, sevgilisinin hayatî tehlikesinden bahsetmiştir. O durumu Dexter’a, Dexter da çalıştığı birimin ‘Göçmenler Bürosu’nda çalışan bir polise anlatır. Amerika’daki birçok göçmenin, Türkiye’de de benzerlerini dinlediğimiz üzere bir kayığa tıka basa doldurularak ülkeye sokulduğunu ve varlarını yoklarını da bu giriş esnasında kaptırdıklarını anlatır polis, Dexter’a. Üstelik birçoğu da dolandırılan bu insanlar, yapılan haksızlığa karşı durduklarında daha fazla sömürülmeye, tehdide ve hatta daha ciddi hayatî tehlikelere maruz kalırlar. Polis tam da bunları anlatırken, duyduğum anda o meşhur dalgınlık kuyusuna düşmeme neden olan cümleyi söyler: “Özgürlük, dolandırılma yöntemlerinden birinin adıdır sadece.”
EMRE DURSUN
Aralık ’10, İstanbul
