
az ya da çok, hep bir miktar dolu bardak üzerinden verilir örnek. boş taraf, dolu taraf… peki, boş bardak?
hah, işte o zaman bardağın kendisine bakıyorsun, içindekine değil. iyi kötü bir şey doldurduğuna, bir yer işgal ettiğine ikna olunca, doldurduğun yerin önemi kalmıyor sanki. nerede olduğuna, malzemenin aslına bakmıyorsun. mazruf zannettiğin şey seni zarfın meramına da kör ediyor, sağır kılıyor, anlamıyorsun. birikenler, biriktikleri yer itibariyle çoğaltmıyor da eksiltiyor bazan; mazruftan, suret-i hakikatten, masaldan ve hikâyattan, demden ve derinlikten, lisanın aslından uzaklaştırıyor, anlamıyorsun.
aynı suda iki kere yıkanılmasa da, aynı yerde defalarca boğulabiliyor bazan insan.