
İnsan, her ne kadar memnun olmasa ve hatta çatışmalı bile olsa içinde doğup büyüdüğü kültürel iklimden başka bir yere göç ettiğinde karşılaştığı iyi ya da kötü her şey karşısında kolaylıkla dehşete kapılabiliyor. Nesneler ve şeyler, onları yüzeysel anlamda bile kavramaya gerek duymadan yadırgadığı, yadsıdığı, en iyi ihtimalle mesafelendiği mefhumlar olarak dahil oluyor hayatına. Her adımında “tanımsız bir cisim yaklaşıyor” deyim yerindeyse ve korkuyorsun da. Çünkü her hayvan gibi insan hayvanı da en çok bilmediği şeyden korkar.
Continue reading “Firar”