Yazmak benim için hiç bitmeyen bir eylem yani o kadar ki, “O, arabayı kullanırken bile düşünür,” diyen iş arkadaşım bile bunu tespit eder aslında. Çünkü, o esnada da yazıyorumdur. Masamdam olduğu kadar zihnimden de asla uzak kalmaz kalem, defter ve kelimeler…
Diyeceğim o ki: Size ulaşsın ya da ulaşmasın, Emre bir yerlerde bir şeyler yazıyordur hep. Fakat güncel politikanın o sığ, her an değişen ve yoran sularına kalem batırmayalı çok uzun zaman olmuştu. En azından düzenli olarak yapmıyordum ve bu kasıtlı bir mesafeydi. “Hiçbir şeyin hiçbir işe yaramadığı” hissi beni de baştan aşağı kuşatmış ama karşı mahallenin azgın çığlıklarındansa kendi sokağımın sessizliği umutsuzlaştırmıştı beni. Hem, ağzına bir parmak bal çalınan herkes bir çırpıda karşı mahalleye geçiveriyordu zaten.
