bazı çiçekler varmış; baharın erken demlerinde ansızın başlayan birkaç güneşli güne kanıp mevsim döndü sanır, bütün tomurcuklarını şen şakrak patlatır, ne var ne yok açarlarmış. Continue reading ““göze alan çiçeği””
Category: karalama
bedel
bardak

az ya da çok, hep bir miktar dolu bardak üzerinden verilir örnek. boş taraf, dolu taraf… peki, boş bardak? Continue reading “bardak”
akrep
akrep olsam, önce yelkovanı sokardım. derdin benim gibi zamanı zehirlemek, sakatlamak olmasa da; akrep olsan, önce yelkovanı sokarsın. akrep olan, önce yelkovanı sokar. en yakındakini. yol arkadaşını.
tanım: akrep olmak, önce yelkovanı sokmaktır.
akrepsen de, değilsen de: akrebin niyetinden değil, tabiatından kork!
zafer
neye inanırsa inansın, inanan biri ikna edilebilir, olmadı alt edilebilir. zannedeni yenemezsiniz ama. Continue reading “zafer”
hafıza
çok uzun süren bir durgunluğun, suskunluğun ve tükenmeyecek sandığın uykuların ardından, bir akşamüstü hiç sebepsiz sokağa çıkarsın. her zaman öyle olur. Continue reading “hafıza”
yazmak
bilen bilir, hikâye denen şey her zaman gerçekten daha kalıcıdır. nasıl yaşanmış olursa olsun, bir anın, bir olayın hikâyesini siz nasıl anlatırsanız, sizde de, dinleyenlerde de o an hep öyle kalır. dilin resmettiği, mürekkebin nakşettiği gibi… Continue reading “yazmak”

