“BİZ”, bildiğiniz gibiyiz

Cezaevindeki yazar Ahmet Altan’ın “Türk Olmak” başlıklı yazısını ansızın hatırlamamın üzerinden bir hafta bile geçmemişti henüz. Türklerin olumlu ve olumsuz özelliklerini ardı ardına sıralayan Altan’ın o müthiş yorumunu keyifle anımsamıştım: “Dünyanın en tehlikeli eğlencesi Türk olmaktır.” Türk olmanın da, Türkiye’de yaşamanın da uzun zamandan beri eğlenceli bir yanının olmadığının farkındayım ama bu cümlenin içerdiği anlam ve yazının referansları yine de keyiflendirmişti beni. Acı acı…

Bu tespitten ve hatta “Türkiye, evlâtlarına kendinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânı vermiyor” diyen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sözündeki anlamdan bile fersah fersah uzaktayız artık. Türkiye, evlâtlarına kendiyle mutlu olmak imkânı vermiyor asıl. Eğlencesi bitiyor, tehlikesi bitmiyor. Hevesi kursağında kalsa da umutlanma iştahı sürüyor ama insanlarının gözündeki fere düşman olanlar tükenmiyor. Deyim yerindeyse canı çıkıyor, huyu çıkmıyor.

Continue reading ““BİZ”, bildiğiniz gibiyiz” →