
19 Ocak 2007’de Karin Karakaşlı’nın deyimiyle, hem, “sadece Hrant’ın öldürülüşüne değil, yakın tarihin tüm aşağılık tezgâhlarına meydan okuyan”, hem de, “kendi kaybettiklerinin acısını da o kayıpta bir kere daha tadan” vicdan sahipleri (ki aralarında sonradan, o gün oraya gidip “Hepimiz Ermeni’yiz” haykırışına katıldığına dertlenen azımsanmayacak bir güruh da vardı) Halaskargazi’ye düşmüş o bedeni gecikmiş bir vefa ve kardeşlik duygusuyla koştuğunda; artık ses ve sessizlik bile yeniden tanımlanıyordu, durduğu yer başından belli olanlarla, yerini henüz bulmuşlar arasında. Continue reading “Nar niyetine…”