“Suçluyu” övmek

Bir soruyla başlayalım: Ben ya da herhangi biri Burak Erdoğan’ı övse ne olur? Yerdiği vakit ne olacağını biliyoruz aşağı yukarı ama övdüğü takdirde bir sorun çıkacağını sanmıyorum açıkçası. Daha da ileri gidelim, birisi Recep Tayyip Erdoğan ya da AKP’yi övse ne olur? Olumsuz anlamda bir şey yaşanacağını yine sanmıyorum ve hatta doğru zamanda, doğru yerde yaparsa zengin bile olur. 

Soruları da yanımıza alıp devam edelim…

Continue reading ““Suçluyu” övmek” →

Görgü Tanığı

“…özgürlüklerden bahsedenler, her tür iktidardan aynı özgürlükleri talep etmiyorlarsa, onlar gerçek bir özgürlük istiyorlar diyemeyiz.”

Birinci Dünya Savaşı’nın fiziki ve psikolojik yıkımını yaşayan milyonlarca insanın içinden bir tek kişi; hem bedeni, hem de ruhunda oluşmuş tahribattan bir nebze şikâyetçi olsaydı, belki İkinci Dünya Savaşı olmayacak, olsa da belki o korkunç Yahudi Soykırımı’yla, ırkçılık insanlığa en büyük gazaplarından ve utançlarından birini yaşatmayacaktı. Continue reading “Görgü Tanığı” →