
Tanıyorum. Hepimizin yenilgilerinin iç içe girdiği bir zaman. Charles Dickens’ın tarif, Turgut Uyar’ın tefrika ettiği zaman, bizim zamanımız, bize hiçbir zaman ait olmayan… Biliyorum, ya birlikte yenildik aynı kırana, ya yenilgilerimiz ayrı ayrı gelip o caddenin bir kıvrımında karıştı birbirine.
Ben söyledim, siz de söyleyin: Hiçbir umuda birlikte yazılmadı ismimiz, mucizevi bir lanet gibi ama (artık nasıl oluyorsa) her mağlubiyette birlikteyiz. Bıktık ölümün birleştiriciliğinden, cenaze tesadüflerinden, kırım omuzdaşlıklarından. Kimse düzenleyicisi, aynen böyle bildiriniz! Continue reading “Turgut Uyar’ın ‘gazete’sinde 19 Ocak”