Şşş!|8 – Livaneli

ŞİİRLİ ŞARKILAR ŞEMSİYESİ (sekiz)

Hem de “Şiirli Şarkılar Şemsiyesi” gibi bir başlık altında seri yapıp, buna uzun uzun çalışıp, önünü ardını hesaplayıp tam altı sayı boyunca ondan hiç bahsetmemek ne zordu, biliyor musunuz? Bilemezsiniz… Aslında orada bile pas geçecektim iyice biriksin her şey diye ama, hem ona kıyamadım hem de Orhan Veli’ye. Ama bir işaret vermiştim hatırlarsanız, “Belki de o, ‘Şiirli Şarkılar Şemsiyesi’nin assolistlerindendir, kimbilir,” diye… Öyle!

Bu sayı, yürekten, sevgi ve minnet dolu bir saygı duruşudur Zülfü Livaneli’ye…

Continue reading “Şşş!|8 – Livaneli” →

Şşş!|7 – unutMADIMAKlımda!

ŞİİRLİ ŞARKILAR ŞEMSİYESİ (yedi)

Bugün yasımız var.

Yasımız var. Bugün ve her gün. Yastayız. Ezelden beri.

Çünkü… “Bu cehennem bizim.”

2 Temmuz, bu memleket tarihinin en kara günlerinden biri. Düşmanın bize ne kadar yakın ve yanı başımızdaki o düşmanın da ne kadar azgın olduğunu gösteren lâin bir gün. O çocuk aklımla bile hiç unutmuyorum, “Show TV” logosu altında yapılan canlı yayında güzelim canların yandığını anbean izlediğimi. Hiç unutmuyorum, anneannemin defalarca dizlerine vurup “Ah, ah, ah” deyişini. Hiç unutmuyorum, ekmek aldığımız bakkalın bizi öldürmeye bu denli bilendiğini. Aynıları, aynı vahşetle katletti yıllar sonra Ali İsmail’i… Unutmuyorum.

#unutMADIMAKlımda

Yasımız var. Yasımız bir nebze tükenmeden hâlâ yanı başımızda. Soluk alışımızda. Her anımızda.

Continue reading “Şşş!|7 – unutMADIMAKlımda!” →