Şşş!|6 – Bavuldakiler

ŞİİRLİ ŞARKILAR ŞEMSİYESİ (altı)

Gitmek, gelmek, gidememek, dururken kalamamak, gidip dönememek… Gideni özlemek, gidene seslenmek, gideni beklemek… “Git” ya da “kal” demek, diyememek… Bazan, kalanı, tam yanında duranı bile özleyecek ve dahi bekleyecek hâle düşmek… Ve daha bir dolu zıkkım!

“Şiirli Şarkılar Şemsiyesi” bittiğinde tematik bir “KaçakRadyo” serisi başlayacak ve orada belli duygu ve durumlar üzerine daha çok konuşacağız ve muhtemeldir ki bu sularda yine kulaç atacağız. Ama biliyorsunuz ki, ilk paragrafta andığım mefhumlar başta edebiyat olmak üzere, bütün sanatların ezelden ebede etrafında pervane gibi döndükleri alevler…  

Continue reading “Şşş!|6 – Bavuldakiler” →

Şşş!|5 – Kapalı Zarf ya da…

ŞİİRLİ ŞARKILAR ŞEMSİYESİ (beş)

Yasal Uyarı:
Alkol ve Şiirli Şarkılar Şemsiyesi’nin
beşinci sayısı dostunuz değildir.

Ben üzerime düşeni yaptım ama yeterli gelmez belki diye dinamiti de ilk elden patlatayım ki, kaçan kaçsın, kalan kalsın. (Kaldı ki, bu en insaflı ve “temiz” yorumlardan biridir, sevildiğinizi bilin!)

Bu sayının bir başka başlığı olsa, ona “Melankoli” diyebilirdim. Bunu yaparken de gayet de sevimli görünürdüm. Daha dürüst olsaydım da, ilk şiirin arkasına saklanırdım. Çünkü bakar mısınız: 

Continue reading “Şşş!|5 – Kapalı Zarf ya da…” →

Şşş!|2 – “Ya sevmeli, ya öldürmeli”

ŞİİRLİ ŞARKILAR ŞEMSİYESİ (iki)

Onu bir şairden, sadece güfte olarak değil, beste olarak yazdıklarını ve dahi yorumlarını da şiirden ayırmak büyük bir haksızlık ve sorumsuzluk olur. Hem zaten, “Şiirli Şarkılar Şemsiyesi” bittikten sonra bu seri yine devam edecek olursa onu tekrar tekrar ağırlayacağımız aşikârdır. Bu yılın Temmuz ayında 71. yaşını kutladı Sezen Aksu ama ben onun yaşını ilk kırkbeşliğini çıkardığı yıldan, 1975’ten başlatacağım. Onu o güne taşıyan yıllara saygısızlık değil bu, bilâkis, o yılları, adeta yeniden doğmak için ilmek ilmek örmesine duyduğum saygıdan.

Continue reading “Şşş!|2 – “Ya sevmeli, ya öldürmeli”” →